Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV), Filistin başta olmak üzere yardıma ihtiyaç duyan bölgelere gönderilmesi amacıyla toplanan paraları yatırım fonlarında değerlendirdiği iddiası tartışma yarattı. Söz konusu yatırımlarda yüzde 48 oranında kayıp meydana geldiği ileri sürülürken vakıf, tasfiye sürecine alınan fonlarda kendisine ait bir kaynak olmadığını duyurdu.
Sözcü Gazetesi’nden Yavuz Alatan’ın aktardığı bilgilere göre, yaşanan gelişmeler üzerine Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, fonlardaki yatırımların sonlandırılmasını istedi. Ancak bu kararın ardından gerçekleştirilen işlemler sırasında ciddi bir finansal kayıp oluştuğu iddiası gündeme geldi.

Haberde yer alan iddialara göre, fondan çıkarılabilen para kısa süre içerisinde bir katılım bankasına gönderildi. Diyanet kaynakları ise meblağın başka bir yatırım aracına aktarıldığını belirterek herhangi bir zararın söz konusu olmadığını ileri sürdü. Bununla birlikte, fondaki katılım paylarında belirgin bir gerileme yaşandığı kaydedildi.
Vakfın yatırımlarının tamamını geri almak istediği, ancak resmî işlemlere ilişkin engeller nedeniyle bunu başaramadığı da iddialar arasında yer aldı. Aktarılan bilgilere göre, yatırılan tutarın ancak yarısı geri çekilebildi; kalan bölümün ise fonda bulunduğu belirtildi.

FİLİSTİN YARDIMLARININ YATIRIM ARAÇLARINA AKTARILDIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ
Fon tartışması siyasi gündeme de yansıdı. Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Özcan Gündör, Türkiye Diyanet Vakfı Başkanı İzani Turan ile konuyu ele aldığı özel bir görüşme yaptı.
Görüşmeye ilişkin iddiaya göre Turan, Filistin ve acil yardım bekleyen diğer bölgeler için ayrılan kaynakların fonlarda değerlendirildiğini doğruladı. Uygulamanın arkasındaki gerekçe olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, nakit varlıkların enflasyon nedeniyle değer yitirmesini önlemek amacıyla kullanılmasına yönelik önerisi gösterildi.
ZEKÂTIN DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN KURUL KARARI TARTIŞMA YARATTI
İhtiyaç sahiplerine ulaştırılması beklenen kaynakların finansal yatırımlarda kullanıldığı iddiası, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun daha önce yayımladığı kararı yeniden gündeme getirdi.
Kurul, 23 Mart 2022 tarihli kararında, zekât gelirlerinin hak sahiplerine teslim edilmeden önce kazanç sağlama amacıyla kullanılmasını uygun bulmadığını bildirmişti. Kararda şu ifadeler yer alıyordu:
“Zekat malının, hak sahiplerine verilmeden önce, zekat dağıtılmaya aracılık eden hayır kuruluşları tarafından nemalandırmak amacıyla tasarrufa konu edilmesi caiz değildir.”
Bu kararın ardından vakfın söz konusu uygulamayı gerçekleştirdiği yönündeki iddialar ve yatırımda büyük kayıp yaşandığı savı kamuoyunda tepki topladı.

VAKIF, TASFİYE EDİLEN FONLARDA KAYNAĞI BULUNMADIĞINI SAVUNDU
Tartışmalar sürerken Türkiye Diyanet Vakfı yazılı bir açıklamayla konuya ilişkin değerlendirmesini paylaştı.
Açıklamada Gazze için yapılan yardımların nerede bulunduğuna veya nasıl kullanıldığına ilişkin bir bilgi verilmedi. Bunun yerine, yürürlükteki mevzuat kapsamında yakın zamanda harcanamayacak nakit varlıkların verimli biçimde değerlendirilmesinin gerekliliği vurgulandı.
Vakıf ayrıca, elindeki mali kaynakların faizsiz finans prensipleri doğrultusunda yönetildiğini öne sürdü. Açıklamanın son bölümünde ise kapatılması kararlaştırılan ilgili yatırım fonlarında TDV’ye ait herhangi bir parasal varlığın bulunmadığı ifade edildi.