Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs ziyareti, Azerbaycan medyasında Türkiye–Azerbaycan ilişkilerindeki gerginliğin yeni tartışma konularından biri haline geldi.

Qafqazinfo, Oxu.az ve Musavat.com’da yayımlanan analizlerde, Bakü’nün İsrail ile olan ilişkilerini eleştiren bazı Türk çevrelerine, ‘aynı kriterleri tüm taraflara uygulama’ çağrısı yapıldı.

BAYRAMOV-KOMBOS GÖRÜŞMESİ VURGULANDI

Agil Valili, Oxu.az’daki değerlendirmesinde, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un 23 Eylül’de New York’ta, BM Genel Kurulu baskısında Kıbrıslı mevkidaşı Konstantinos Kombos ile gerçekleştirdiği görüşmeyi hatırlattı. Analize göre, bu toplantıda siyasi diyalog, Azerbaycan–Avrupa Birliği ilişkileri ve Güney Kafkasya‘daki barış çabaları üzerinde duruldu.

Daha sonra bu temasın Türkiye’de bazı yorumcular tarafından Azerbaycan’a yönelik suçlamalar için kullanıldığını öne sürdü. Valilik, Abbas’ın Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdiği görüşme ve çalışma yemeğinin, iki bakanın uluslararası bir etkinlikteki buluşmasından daha yüksek profilli olduğuna dikkat çekti.

Kritik soru ise şu oldu: Filistin yönetiminin Lefkoşa ile üst düzey temasları diplomatik gerekçelere dayanacaksa, Bakü’nün bakanlık seviyesindeki görüşmesi neden eleştiriliyor? Valilik, bu karşılaştırmayı Azerbaycan’a yönelik eleştiriler açısından bir tutarlılık testi olarak değerlendirdi.

“HAYALİ KARDEŞLİK LEFKOŞA’DA SON BULDU”

Aslan Vəliyev, Qafqazinfo’da 29 Ekim’de yayımlanan “Lefkoşa’da sona eren ‘hayali kardeşlik’” başlıklı yazısında daha sert ifadeler kullandı. Abbas’ın ziyaretinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’yla çakışmasının, Türkiye’deki Filistin’e destek veren bazı İslamcı gruplar için Azerbaycan’a karşı siyasi bir çelişki olduğunu ileri sürdü.

Azerbaycan’ın İsrail ile olan ilişkileri nedeniyle ‘ihanet’ söylemleriyle karşılaştığını belirten Vəliyev, aynı çevrelerin Filistin yönetiminin tercihlerini nasıl değerlendireceğini sorguladı.

FİLİSTİN’E DESTEK VE İSRAİL’LE İLİŞKİLER FARKLI MI?

Cavanşir Abbaslı, Musavat.com’daki yazısında ziyareti Cumhuriyet Bayramı‘na denk gelmesinin sembolik bir anlam taşıdığını ifade etti. Bunun yanı sıra Abbas’ın Güney Kıbrıs ziyaretinin Türkiye’ye yönelik kasıtlı bir“diplomatik tokat” ;olarak tasarlandığını söylemek için yeterli kanıt bulunmadığını vurguladı.

Ayrıca Abbaslı, Azerbaycan’ın Filistin halkının meşru haklarını desteklediğini, iki devletli çözüm ile başkenti Doğu Kudüs;olan bağımsız Filistin devletini savunduğunu hatırlattı. Bakü’nün İsrail ile olan ilişkilerinin bu tutumu geçersiz kılmadığını belirtti.

Makalede ayrıca Filistin yönetiminin Ermenistan ile yakınlaşması da gündeme getirildi. Abbaslı, Erivan’ın Filistin’i tanıyıp diplomatik ilişkileri geliştirmesinin Azerbaycan’dan beklenen dayanışma açısından dikkate alınması gerektiğini savundu.

Ayrıca Abbaslı, Mahmud Abbas‘ın Haziran 2025’te Ermeni kökenliVarsen Ağabekyan’ı Filistin Dışişleri Bakanlığına atamasına da değindi. Yazar, etnik köken nedeniyle kamu görevine atanmanın sorgulanamayacağını özellikle vurguladı.